Sayfa 142/147 İlkİlk ... 4292132138139140141142143144145146 ... SonSon
731 sonuçtan 706 ile 710 arası

Konu: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

  1. #706
    Durum:
    Çevrimiçi
    itouch - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    31.07.2007
    Yer
    Karşıyaka
    Mesajlar
    3,587
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    531

    Aldığı Beğeni: 171

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Anlaşılan dizinin konusu tükendi araya inkıtaları soktular bir bozuşma yarattılar halbuki Faruk elini dudakları önüne koyabilirdi adem e bir fikret dedirtebilen buluşçu yazar böyle de yazabilirdi bu son olay ucuz roman oldu,
    Keepintouch

  2. #707
    Durum:
    Çevrimiçi
    suzican - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    18.02.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4,406
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    788

    Aldığı Beğeni: 555

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Faruk neredeyse Süreyyayı suçlayacak bana karşı güvensizsin
    İyide seni bornozla öpüşürken görmüş Öpüştüğün kişide karının gıcık olduğu sekreter Özgür
    Bunu gören hangi kadın tepki göstermez yada bir yanlışlık olmuştur Özgür zorla öptü diye mi düşünmesi lazım
    Faruğu öyle gören bir kadın eğer akıl sağlığı yerindeyse aynı tepkileri gösterir
    Süreyya Palu ailesinin Emine'si değil ki kocama tecavüz edildi diye geçiştirsin

    Bu arada dizi tekrarla başlıyor ya
    İpek ve Fikret barıştığında Süreyya kendi barışmış gibi sevinmiş o kadar içten bakıyordu ki
    Bu bile bence iyi niyetinin bir kanıtı

    Özgürde ki özgüvene ne demeli
    Faruk ona ümit mi verdi kendi kendine gelin güvey olması bu demek
    Konu suzican tarafından (15-03-19 Saat 22:58 ) değiştirilmiştir.

  3. Beğenenler;
    zarpandit34 (15-03-19)

  4. #708
    Durum:
    Çevrimdışı
    nemoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.10.2008
    Yer
    .
    Mesajlar
    112
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    134

    Aldığı Beğeni: 186

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Geçen haftaki bölüm çok kötüydü. Bu haftaki bölüm ise sadece kötüydü :)

    Bu kadar fazla tesadüfün gerçekleşmesi, üstelik bunların da hep ardı ardına gelmesi gerçekten bu senaryoya yakışmıyor. Son birkaç bölümdür o kadar çok tesadüf oldu ki artık sayamaz hale geldim. Olayların ilerlemesi için tesadüflere elbet ihtiyaç duyuluyordur ama bu kadar sık ve bu kadar arka arkaya olunca çok zorlama görünüyor. Neyse artık olan olmuş diyeyim.

    Dilara ve İdil Hanım sahnesi güzeldi. Hatta youtube'dan tekrar izleyeceğim. Dilara İdil Hanım'a Süreyya ve Senem için "en azından artık onlar bana geliyor" dediğinde içimden "evet ama onda da Süreyya yine hep kendi dertlerini anlatıyor" demeden edemedim :) Ama Süreyya'ya iki bölümdür bayağı üzüldüğüm için kendisine hiç laf etmeyeceğim çünkü hakikaten üzülüyorum :)

    Süreyya'nın bar sahnesindeki çekimler de güzeldi, kadehleri arka arkaya yuvarlayıp kafayı bulmasını güzel aktarmışlardı. Sahneye çıkması da çok sırıtmadı bu defa. Yani inandırıcı göründü diyeyim. Ben kendini sahneye atacak zannetmiştim, hatta fragmanda görünce allahım gene Süreyya'ya şarkı söyletmek için bir mazeret bulmuşlar off demiştim ama arkadaşlarının sahneye çıktığı bar olması vs. fena olmamış, dediğim gibi inandırıcı göründü bana. Faruk'un arkadaşı ise biraz fazla tesadüf olmuştu yine :) Tamam anlıyorum, İstanbul büyük bir şehir ama aslında belli bir gelir grubuna ait insanlar genelde hep aynı yerlerde takıldığı için bu tür karşılaşmalar olabiliyor, bu doğal. Ama biraz önce de yazdığım gibi, bu kadar çok ve bu kadar sık tesadüf olunca göze batıyor artık. Neyse Faruk'un Süreyya'yı başka türlü bulması iyice saçma olabilirdi, buna da olan olmuş deyip geçeyim.

    Faruk tam bir odun. Tam ama. Tam bir odun. Daha önce yeri gelmemiş olabilir, belki daha önce yazmamışımdır ama bence bu yeni bir şey değil; eskiden de odundu :) Arada düzelmiş gibi oluyor sonra yine eski haline dönüyor. Herhalde İsrail'de filan fenomen olduğunu görünce biz bunu biraz törpüleyelim, yeniden eski haline dönsün de Türk erkeklerinin gerçekte ne mal olduklarını biraz anlasınlar diye düşünüldü :) İnanılmazdı yani, resmen zeytinyağı gibi üste çıktı ve utanmadan Süreyya'yı suçladı ya hahahahaha. Neymiş kendisi Süreyya'nın bir otel odasında başkasıyla öpüştüğünü asla düşünmezmiş. Hmm mutlaka öyledir, bi deneyin istersen bakalım düşünecek misin? Yok ben bize inanıyorum, sen inanmıyorsun, ben çok yoruldum bilmem ne... neden yoruldun acaba? Geçmişte karıştırdığı haltları mağduriyet haline getirip üste çıkmaya çalışıyor ya bir de, pes diyorum. Tipik hatalı erkek mentalitesi işte, o açıdan gerçekçi olmuş aslında. Bi de bölümün sonunda hala Süreyya'ya surat asıyor, ölür müsün öldürür müsün ya? Çok yorgunmuş. Ay beter ol. Neye yorgun acaba? Ne çocuklarıyla ilgileniyor ne eşiyle. Annesi rahatsız olmasına rağmen ona da öyle pek bir ilgi gösterdiğini görmüyoruz. Bir tek Fikret'in meselesi oldu işte son zamanlarda. Bundan mı yorgunluğu? Ah kıyamam ya. Nasıl kendi kendine mağduriyet yarattı. Bir de bölüm sonunda Süreyya'yı ondan özür dileyecek hale getirmişler ya, yok artık dedim. Süreyya'nın bu odunun yüzüne bakmaması lazım. Teyzesine ve Dilara'ya yaptığı tespit çok doğruydu; Faruk aynı İpek'in Okan'ın ilgisini içten içe fark etmesi gibi Özgür'ün kendisine olan ilgisini fark etti ve bundan hoşlandı bence de. Ama arada şöyle bir fark var; İpek Okan'a cesaret vermedi. Sadece onu durdurmadı, ona engel olmadı. Faruk ise Özgür'ü tabir yerindeyse bayağı bir gazladı. Masaj yaptırmalar, "sen bizim kıymetlimizsin" demeler falan... üstelik hiç gerçekçi de değil. Başka bir niyeti olmadığı sürece hiçbir patron bir çalışanına "sen bizim kıymetlimissssssin" filan demez; yanlış anlaşılmaya çok açık bir cümle çünkü. En başından beri "dayının bize emanetisin" diyebilirdi ama bu bölüme kadar hiç böyle bir şey söylemedi. E tabii bunu da senaristler bilerek bu şekilde yazdı, o cümleyi bilerek kullanmadı falan filan... Ama diyeceğim şudur ki Faruk biraz bilerek biraz da bilmeyerek Özgür'ün ilgisini cesaretlendirdi, Özgür'ün hayranlığı gururunu okşadı ve araya mesafe koymasını gerektirecek yaşta ve tecrübede olmasına rağmen bunu yapmadı.

    Özgür'ün arkadaşı da ayrı bir film. Orası da biraz uçuk oldu yani. Tamam adam evli olmasına rağmen mutsuzdur filan diyerek böyle bir durumda arkadaşını gaza getirecek insanlar elbette var da bununki biraz fazla oldu. Faruk'u bir kere bile görmedi üstelik; hani Özgür'le ikisini beraber görmüş olsa hadi neyse diyeceğim.

    Fikret de haklı; Okan doğru dürüst bir adam olsa orada yeğeni can derdindeyken "hisseleri satmıyorum" diye böğürmezdi.

    Özgür'ün ameliyattan çıkar çıkmaz bir saat içinde kendine gelmesi, hayati tehlikeyi atlatması, parçalanan akciğerlerine rağmen oksijen tüpüne dahi ihtiyaç duymadan dayısıyla sohbet etmesi... pes. Bari aradan bir gün geçseydi. Altta "bir gün sonra" yazıverirdiniz yani ne olurdu ki?

    Osman'la Anastasya'da biraz doz aşımı oldu ve baydılar. Üstelik Faruk-Süreyya cephesinde öyle bir kriz varken bilmem kaç dakika Osman-Anastasya sahnesi verilmesi de saçma ve gereksiz oldu.

    Süreyya keşke şu odun adamdan kurtulabilse ama tabii olmayacağını biliyoruz. Haksızken haklı duruma çıkmaya çalışmak insani bir şey ama bu kadar bariz bir durumda kendi kendine mağduriyet yaratmaya çalışması sinsilikten başka bir şey değil, bi de üzerine hala trip yapması... off yani!

    İpek'le Fikret cephesi güzel oldu. Geçen bölüm İpek Süreyya'ya "ya sana sürpriz yapıldığını gördükçe özenirdim, ilk kez bana böyle bir şey yapılıyor" dedi ya, nasıl içim ezildi :) Süreyya sonra o konuyu da kendine bağlayıp kendine üzüldü tabii ama neyse Süreyya'ya hiçbir şey söylemeyeceğim bu defa :)

    Dilara-İdil Hanım sahnesindeki replikler çok iyiydi ya ben o sahneyi tekrar izleyeyim. Sosyal medya hesaplarına gelen anti-Güneş yorumlarına da güzel bir cevap vermiş oldular.

    Süreyya Faruk'un suratına bakma suratına. "İki aydır bana dokunmuyorsun" deyince hemen koltukları kabaran ve şişinen Faruk'u süründür, ayaklarına kapansın nolur izin ver de sana dokunayım diye. Azıcık dik dur, bi daha da kaynana lafı dinleyip o adamın ayağına falan gitme. Hiçbir şeyi hak etmiyor sinsi! :)

  5. Beğenenler;
    suzican (17-03-19)

  6. #709
    Durum:
    Çevrimdışı
    daemon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    28.03.2010
    Mesajlar
    4,211
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    222

    Aldığı Beğeni: 185

    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Alıntı nemoo Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Geçen haftaki bölüm çok kötüydü. Bu haftaki bölüm ise sadece kötüydü :)

    Bu kadar fazla tesadüfün gerçekleşmesi, üstelik bunların da hep ardı ardına gelmesi gerçekten bu senaryoya yakışmıyor. Son birkaç bölümdür o kadar çok tesadüf oldu ki artık sayamaz hale geldim. Olayların ilerlemesi için tesadüflere elbet ihtiyaç duyuluyordur ama bu kadar sık ve bu kadar arka arkaya olunca çok zorlama görünüyor. Neyse artık olan olmuş diyeyim.

    Dilara ve İdil Hanım sahnesi güzeldi. Hatta youtube'dan tekrar izleyeceğim. Dilara İdil Hanım'a Süreyya ve Senem için "en azından artık onlar bana geliyor" dediğinde içimden "evet ama onda da Süreyya yine hep kendi dertlerini anlatıyor" demeden edemedim :) Ama Süreyya'ya iki bölümdür bayağı üzüldüğüm için kendisine hiç laf etmeyeceğim çünkü hakikaten üzülüyorum :)

    Süreyya'nın bar sahnesindeki çekimler de güzeldi, kadehleri arka arkaya yuvarlayıp kafayı bulmasını güzel aktarmışlardı. Sahneye çıkması da çok sırıtmadı bu defa. Yani inandırıcı göründü diyeyim. Ben kendini sahneye atacak zannetmiştim, hatta fragmanda görünce allahım gene Süreyya'ya şarkı söyletmek için bir mazeret bulmuşlar off demiştim ama arkadaşlarının sahneye çıktığı bar olması vs. fena olmamış, dediğim gibi inandırıcı göründü bana. Faruk'un arkadaşı ise biraz fazla tesadüf olmuştu yine :) Tamam anlıyorum, İstanbul büyük bir şehir ama aslında belli bir gelir grubuna ait insanlar genelde hep aynı yerlerde takıldığı için bu tür karşılaşmalar olabiliyor, bu doğal. Ama biraz önce de yazdığım gibi, bu kadar çok ve bu kadar sık tesadüf olunca göze batıyor artık. Neyse Faruk'un Süreyya'yı başka türlü bulması iyice saçma olabilirdi, buna da olan olmuş deyip geçeyim.

    Faruk tam bir odun. Tam ama. Tam bir odun. Daha önce yeri gelmemiş olabilir, belki daha önce yazmamışımdır ama bence bu yeni bir şey değil; eskiden de odundu :) Arada düzelmiş gibi oluyor sonra yine eski haline dönüyor. Herhalde İsrail'de filan fenomen olduğunu görünce biz bunu biraz törpüleyelim, yeniden eski haline dönsün de Türk erkeklerinin gerçekte ne mal olduklarını biraz anlasınlar diye düşünüldü :) İnanılmazdı yani, resmen zeytinyağı gibi üste çıktı ve utanmadan Süreyya'yı suçladı ya hahahahaha. Neymiş kendisi Süreyya'nın bir otel odasında başkasıyla öpüştüğünü asla düşünmezmiş. Hmm mutlaka öyledir, bi deneyin istersen bakalım düşünecek misin? Yok ben bize inanıyorum, sen inanmıyorsun, ben çok yoruldum bilmem ne... neden yoruldun acaba? Geçmişte karıştırdığı haltları mağduriyet haline getirip üste çıkmaya çalışıyor ya bir de, pes diyorum. Tipik hatalı erkek mentalitesi işte, o açıdan gerçekçi olmuş aslında. Bi de bölümün sonunda hala Süreyya'ya surat asıyor, ölür müsün öldürür müsün ya? Çok yorgunmuş. Ay beter ol. Neye yorgun acaba? Ne çocuklarıyla ilgileniyor ne eşiyle. Annesi rahatsız olmasına rağmen ona da öyle pek bir ilgi gösterdiğini görmüyoruz. Bir tek Fikret'in meselesi oldu işte son zamanlarda. Bundan mı yorgunluğu? Ah kıyamam ya. Nasıl kendi kendine mağduriyet yarattı. Bir de bölüm sonunda Süreyya'yı ondan özür dileyecek hale getirmişler ya, yok artık dedim. Süreyya'nın bu odunun yüzüne bakmaması lazım. Teyzesine ve Dilara'ya yaptığı tespit çok doğruydu; Faruk aynı İpek'in Okan'ın ilgisini içten içe fark etmesi gibi Özgür'ün kendisine olan ilgisini fark etti ve bundan hoşlandı bence de. Ama arada şöyle bir fark var; İpek Okan'a cesaret vermedi. Sadece onu durdurmadı, ona engel olmadı. Faruk ise Özgür'ü tabir yerindeyse bayağı bir gazladı. Masaj yaptırmalar, "sen bizim kıymetlimizsin" demeler falan... üstelik hiç gerçekçi de değil. Başka bir niyeti olmadığı sürece hiçbir patron bir çalışanına "sen bizim kıymetlimissssssin" filan demez; yanlış anlaşılmaya çok açık bir cümle çünkü. En başından beri "dayının bize emanetisin" diyebilirdi ama bu bölüme kadar hiç böyle bir şey söylemedi. E tabii bunu da senaristler bilerek bu şekilde yazdı, o cümleyi bilerek kullanmadı falan filan... Ama diyeceğim şudur ki Faruk biraz bilerek biraz da bilmeyerek Özgür'ün ilgisini cesaretlendirdi, Özgür'ün hayranlığı gururunu okşadı ve araya mesafe koymasını gerektirecek yaşta ve tecrübede olmasına rağmen bunu yapmadı.

    Özgür'ün arkadaşı da ayrı bir film. Orası da biraz uçuk oldu yani. Tamam adam evli olmasına rağmen mutsuzdur filan diyerek böyle bir durumda arkadaşını gaza getirecek insanlar elbette var da bununki biraz fazla oldu. Faruk'u bir kere bile görmedi üstelik; hani Özgür'le ikisini beraber görmüş olsa hadi neyse diyeceğim.

    Fikret de haklı; Okan doğru dürüst bir adam olsa orada yeğeni can derdindeyken "hisseleri satmıyorum" diye böğürmezdi.

    Özgür'ün ameliyattan çıkar çıkmaz bir saat içinde kendine gelmesi, hayati tehlikeyi atlatması, parçalanan akciğerlerine rağmen oksijen tüpüne dahi ihtiyaç duymadan dayısıyla sohbet etmesi... pes. Bari aradan bir gün geçseydi. Altta "bir gün sonra" yazıverirdiniz yani ne olurdu ki?

    Osman'la Anastasya'da biraz doz aşımı oldu ve baydılar. Üstelik Faruk-Süreyya cephesinde öyle bir kriz varken bilmem kaç dakika Osman-Anastasya sahnesi verilmesi de saçma ve gereksiz oldu.

    Süreyya keşke şu odun adamdan kurtulabilse ama tabii olmayacağını biliyoruz. Haksızken haklı duruma çıkmaya çalışmak insani bir şey ama bu kadar bariz bir durumda kendi kendine mağduriyet yaratmaya çalışması sinsilikten başka bir şey değil, bi de üzerine hala trip yapması... off yani!

    İpek'le Fikret cephesi güzel oldu. Geçen bölüm İpek Süreyya'ya "ya sana sürpriz yapıldığını gördükçe özenirdim, ilk kez bana böyle bir şey yapılıyor" dedi ya, nasıl içim ezildi :) Süreyya sonra o konuyu da kendine bağlayıp kendine üzüldü tabii ama neyse Süreyya'ya hiçbir şey söylemeyeceğim bu defa :)

    Dilara-İdil Hanım sahnesindeki replikler çok iyiydi ya ben o sahneyi tekrar izleyeyim. Sosyal medya hesaplarına gelen anti-Güneş yorumlarına da güzel bir cevap vermiş oldular.

    Süreyya Faruk'un suratına bakma suratına. "İki aydır bana dokunmuyorsun" deyince hemen koltukları kabaran ve şişinen Faruk'u süründür, ayaklarına kapansın nolur izin ver de sana dokunayım diye. Azıcık dik dur, bi daha da kaynana lafı dinleyip o adamın ayağına falan gitme. Hiçbir şeyi hak etmiyor sinsi! :)
    Yazdıklarına katılmakla birlikte beni en fazla sinir eden herkesin kızı suçlamasıydı. o olayda en suçlu kişi Faruktu. Faruk 45 yaşında zamanında her kızla yatıp kalmış biri, fark etmedim külahına anlatsınlar. kız bile kendini suçladıya pes yani. başka diizide olurda bu diziye yakışmayacak bir hareket. bide İpek ve okan lise arkadaşıydı, belli bir samimiyet vardı, İpek anlamaması yada anlayıp lise samimiyeti ile belki yok sayması başka, yeni tanıştığınla aynrıdır.

    ben güneş ve ademi seviyorum, gördük ki dilara aslında ademi olduğu gibi sevmemiş, içindeki iyiyi gördüm falan demedi, değişip böyle böyle olmasını istedim dedi. Bide ne olursa olsun isterse kiralık katil ben baba dan anneden çocuğu saklamayı uygun bulmuyorum. Adem Dilara bitmiştir bence, Dilara ya yeni biri bulunsun ve kendine hayat kursun. Çünkü Ademle mutsuzluk.

    Osman kız tatlı olsa da o hikaye gene olmadı bence, ciddi ciddi olmadı. gene oturttamadılar ama bu sondur büyük ihtimalle değişmez. 10 bölüm var en fazla.

  7. Beğenenler;
    mimoza17 (17-03-19), nemoo (06-04-19), zarpandit34 (20-03-19)

  8. #710
    Durum:
    Çevrimdışı
    hardi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    25.08.2009
    Yer
    Çanakkale
    Mesajlar
    27,807
    Konular
    120
    Verdiği Beğeni
    43

    Aldığı Beğeni: 410

    Bahsedilme
    6 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    İstanbullu Gelin dizisinin kadrosuna hangi ünlü oyuncu katıldı?

    Ünlü oyuncu, İstanbullu Gelin dizisiyle, ekranlara dönüyor.

    Star'ın O3 Medya imzalı dizisi 'İstanbullu Gelin' cuma akşamlarının en çok konuşulan yapımları arasında yer almaya devam ediyor. Zeynep Günay Tan'ın yönetmen koltuğuna oturduğu dizi, 31 Mayıs'ta üç sezonluk ekran macerasını noktalayacak.

    Özcan Deniz, Aslı Enver, İpek Bilgin, Tamer Levent, Salih Bademci, Fırat Tanış, Fatih Koyunoğlu, Neslihan Yeldan ve Güven Murat Akpınar gibi ünlü isimleri buluşturan dizinin kadrosuna, 78. bölümünde yeni bir oyuncu katılacak.

    Ünlü oyuncu Anıl İlter, 'Mert' karakteriyle 'İstanbullu Gelin'in kadrosuna dahil olacak. Mert'in Adem'in (Fırat Tanış) yüzü bir türlü gülmeyen eski eşi Dilara'nın (Neslihan Arslan) partneri olacağı konuşuluyor.

    Birsen ALTUNTAŞ- MEDYATAVA

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 17 kullanıcı var. (1 üye ve 16 konuk)

  1. SAFAKSEZER

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.