porno porno eryaman escort
Sayfa 2/18 İlkİlk 12345612 ... SonSon
89 sonuçtan 6 ile 10 arası

Konu: Zoraki Koca - Replikler, Senaryolar ve Mantık Hataları

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    SagoLeRa! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    13.04.2006
    Yer
    geriverneşemi.
    Mesajlar
    2,619
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 56

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    ilk ben yazıyorum tarık(tarik) ayşeye teleskop yollamıştı (teleskop yollanırmı yha) ayşede teşekkür için tarığı aradığı zaman tarık ayşeyi meltem olarak tanıyo(du) tel de meltem yerine ayşe demişti...(mantık hatası deilde idare edinn):icon_whis

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    eledrhim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    09.10.2006
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    515
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    oo bölüm sorumlumuz tanıdıkmış.. selam canım..:img-wink:

    sevgili meryemce... ben seninkileride henüz okudum, ben onları replik sanmıştım bu yüzden bakmadım ama az önce dikkatimi çekti senaryo tahminiymiş.. ellerine sağlık...:img-wink:
    zeynepçim canım msn den çok beğendiğimi söylemiştim senaryonu bende dayanamadım yazdım bir tane...:)
    slim-shady elinize sağlık, yorumlara baktım ama kimse oraya yazmamış bende buradan iletmek istedim...:img-wink:

    Aklımdan birçok seçenek geçti, en çokta ömerin başına ya kendi annesi tarafından ya da begümün babası tarafından bir şey geleceği ve ayşenin korkuyla geri döneceğiydi ama ben biraz daha eğlencesine yazma taraftarıyım o yüzden gelişi güzel yazmaya başladım artık ne çıkarsa bahtınıza…



    Bölüm 11

    Ömer “ayşeee” diye seslendi…
    Ayşe ise gözlerinden akan iki damla eşliğinde sadece camdan bakıyordu, içi kan ağlasa da bir son vermeliydi artık bu oyuna… Perdeyi kapatıp camın yan tarafına yaslandı “bana bunu yapma ömer, dayanamıyorum artık yapma… Git lütfen git”
    Ömer “yapamam ayşe, gidemem… Seni almadan gidemem… Allahım lütfen aşağı geliyor olsun”
    Ayşe yine de dayanamamış tekrar bakmıştı perdenin kenarından “allahım hala orada, ya gitmezse yine… Ne yaparım nasıl dayanırım”
    Ömer “bekleyeceğim ayşe, asosta nasıl beklediysem burada da beklerim… Gerekirse ömrümün sonuna kadar beklerim… Yeter ki yüzün gülsün yeniden”
    Ayşe “git ömer… Git”

    Recep su içmeye kalkmıştı ki “ayşe, ne arıyorsun kızım orada?”
    Ayşe ömeri koruma güdüsüyle “şey recep amca… hiiiç... Uykum kaçtı da… Öyle dışarı bakıyordum.. Hadi yatalım artık, yorgunuz zaten”
    Recep “ayşeee… Senin doğduğun günü bilirim ben, beni mi kandırıyorsun… O herifi mi koruyorsun hala, sana bunca yaptıklarına rağmen hala mı kızım”
    Ayşe “ne yapayım recep amca… Hayatımı mahvetti ama ben ona hala kızamıyorum… Seviyorum… Hem de ölesiye seviyorum” dedi ve sarıldı recebe…

    Bu sırada ayşenin evi civarında gezen Tarık “vay vay hem kıza yapmadığını bırakma hem de hala inatla yakasından düşme… Ben şimdi sorarım sana” dedi ve ömerin yanına geldi “iyi geceler ÖMER BEY” dedi bastırarak “sizce de artık ayşeyi rahat bırakmanın zamanı gelmedi mi, kız senden bu kötü anılarından kurtulmaya çalıştıkça sen kızın peşini bırakmıyorsun”
    Ömer “ya sana ne oluyor… Hem sen ne biliyorsun ki, bana böyle ahkâm kesiyorsun?”
    Tarık “her şeyi ömer bey… ayşe her şeyi anlattı bana… Onu nasıl kandırdığını, onun üzerine nasıl iddiaya girdiğini sonra onun ne hale geleceğini bile düşünmeden nasıl bırakıp kaçtığını” dedi, sesi git gide sinirli bir hal alıyordu içine sığdıramıyordu “kendisinin bakmaya kıyamadığı ayşeye, ömerin böyle fütursuzca davranmasına…
    Ömer “bana baksana sen.. Ayşe benim karım, karıııım… Sen hala anlayamadın sanırım…”
    Tarık “ayşe senin karın falan değil ömer, kendini kandırma… O sadece kâğıt üzerinde bir formalite ve yakında o kâğıtta aradan kalkacak”
    Ömer şaşkınca “ne, sen kendini ne sanıyorsun ha… ayşe beni seviyor beni, çekemiyorsun tabi ayşenin bana âşık olmasını, uyduruyorsun sonra işte böyle” dedi, dayılanıyordu yine gaza gelmiş “bana bak taaaariik KARIMDAN uzak dur anladın mı beni?”
    Tarık ”şimdi mi aklına geldi karın olduğu”
    Ömer “sana ne oğlum, bu bizim evliliğimiz seni ne alakadar eder”
    Tarık “ayşe hanımın avukatı olarak çok alakadar eder, hem yakında bu evlilikte tarih olacak”
    Ömer çok bozulmuştu ne diyeceğini bilemedi ama bozulduğunu tarığa belli etmeye de niyeti yoktu “ha haaaa… Kolaydı öyle adam boşamak… Ben kaç aydır uğraşıyorum haberin var mı senin?”
    Tarık “ee sorun ortadan kalktı o zaman, sizde boşanmak istediğinize göre”
    Ömer “kim demiş, ben buraya ayşeyi almaya geldim bir kere”
    Tarık “ayşeyi rahat bırak ömer, bırak bari kız bundan sonra hayatına bir yön versin”
    Ömer “bana baksana sarı kafa bir cin sensin dimi, ben ayşeyi bırakayım sonra da sen rahatça peşinden koş dimi… Yok öyle yağma… Bırakacaksın karımın peşini… Ayrıca BOŞANMIYORUM var mı bir itirazın… BO-ŞAN-MI-YO-RUM…”

    Recep “ayşe bu sesler ne?”
    Ayşe “bilmem ki recep amca…” dedi cama yönelirken, bu arada içinden “allahım aklıma gelen şey olmasın lütfen”
    Recep “Baksana neler oluyor” dedi kendide camın kenarına gelirken…
    Ayşe camdan bakar bakmaz “Allah kahretsin” dedi ve kapıya koşmaya başladı “allahım boşanmıyorum mu dedi o?” diye düşünerek indi aşağıya…
    Recep “hayırdır ne oluyor kızım” dedi ve camdan gördükleri üzerine o da ayşenin peşinden indi hızla…
    Bu esnadan seslere uyanan sevim, ayşeyi yanında göremeyince, merakla ne olduğuna bakmak için kalktı...

    Ayşe “ya ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz yine”
    Recep “ne olyor burada” dedi, ömere dönüp “senin ne işin var burada”
    Tarık “bnde tam aynı şeyden bahsediyordum”
    Ömer “karımı almaya geldim” dedi, bu lafın üstüne ayşe kitlenmiş gibi sadece ömere bakıyordu…
    Recep “yeni mi aklına geldi karın olduğu”
    Ömer “ayşee” dedi, yalvarır gibi bakıyordu “ayşe lütfen geri dön, pişmanım çok pişmanım”
    Recep “inanma ayşe, sana bunca zamandır yaptıklarını düşün ona nasıl güvenirsin”
    Tarık “recep amca haklı ayşe, seni yeniden kandırmasına izin verme sakın”
    Ömer ne recebin ne tarıkın dediklerine aldırmadan ayşenin gözlerinin içine bakıyordu “ayşeee… Bak senin için geldim… Sen gittiğinden beri bu resimle avare avare geziniyorum” dedi, ayşenin odasından aldığı resmi gösterip “ha ayşe… Döneceksin dimi? Bak nefise annem de çok üzüldü sen gittiğinden beri ağlıyor”
    Recep “yeter artık, yetmedi mi kızın aklını çeldiğin… bu iş bitti ömer seni bir daha ayşenin etrafında görmeyeceğim”
    Ömer “ayşee” dedi, recebin söylediklerini vurgular gibi…
    Sevim “hayrola ne oluyor böyle gecenin bu vaktinde… aaa ömer oğlum.. Hoş geldin”
    Ömer “hoş buldum annecim” dedi, acıların çocuğu edasıyla…
    Sevim “aaa İçeri gelsenize neden sokaktasınız gecenin bu vaktinde, âlemsiniz vallahi”
    Recep “ömerde gidiyordu zaten biz çıkalım hadi kızım” dedi, ömere ters bir bakış atıp, ayşeyi eve yönlendirirken..
    Ömer “yooo ben ayşeyi almaya geldim hiçbir yere gitmem” dedi, birden atılıp “ya annecim sen bir şey söyle bari ya minicik bir tartışma yüzünden evini terk eder mi insan ki ona tartışma bile denmez ayıp olur, münakaşa münakaşa”
    Sevim “haklısın oğlum, aynı şeyleri bende söyledim ama sen de biraz daha dikkatli davransan karına karşı… Hem ben kızımı iyi tanırım öyle hemen pes etmez”
    Ömer, sevimin haklı olduğunu ve konunun sapmaya başladığını fark edince “haklısınız annecim, izin verirseniz ben karımı alıp gideyim”
    Recep tersçe “kız gelmek istemediğini söyledi ya oğlum”
    Ömer “yok valla annecim ayşe hiçbir şey söylemedi” dedi, baskın kişinin sevim olduğunu bildiğinden “hadi annecim izin ver de karımı alıp gideyim, ben onsuz yaşayamam”
    Sevim “aman oğlum kovalayan mı var, çıkın şöyle yukarıda biraz konuşalım, bakalım neymiş derdiniz”
    Ömer “tabi annecim” dedi eve doğru atılırken “naaaber taaarik” dedi, nanik yaparken sonra sevimlere dönerken ciddileşti ve “iyi akşamlar taaarik bey” dedi ve ayşeyi önüne katıp ilerledi “hadi hayatım” dedi, sevimi göstererek…
    Ayşe hala ağzını açıp tek kelime etmemişti… Sessizce tarıka bir kez baktı be içeri girdi…
    Tarık “iyi akşamlar efendim”
    Sevim “iyi akşamlar oğlum”

    Evde;
    Sevim “şimdi anlatın bakalım sorununuz nedir?”
    Ömer “şey annecim, ayşe haklı ben çok büyük eşeklik ettim… O da haklı olarak bana kızdı ama inanın ben hatamın farkına vardım ve karımdan özür dilemeye geldim” dedi, ayşenin yanağına bir öpücük kondurup…
    Recep bu öpücüğün ardından “adi düzenbaz” diye geveledi lafı, sevim hariç herkes anlamıştı recebin ne dediğini…
    Sevim “anlaşılan gece uzun sürecek en iyisi ben bir çay koyayım” dedi ve mutfağa yöneldi, giderken de “recep bey, bana yardım eder misin?” dedi, kaş göz ederek..
    Recepse sevime renk vermemek için “tabi” dedi, o da ömere işaret parmağını salayı “ben sana sorarım” diye fısıldayıp gitti sevimin yanına…
    Ömer sanki recepe inat kolunu ayşenin omzuna attı bu seferde “eee geliyorsun dimi karıcım”
    Ayşe ömere ters bir bakış atıp karın boşluğuna indirdiği dirsekle birlikte “hiç önemsemiyorsun değil mi benim ne düşündüğüm nasıl hissettiğim” diye fısıldadı…
    Ömer “ayşe ben”
    Ayşe “duymak istemiyorum ömer”
    Ömer, ayşenin önüne çömelip ellerini tuttu “ayşe, bak ben gerçekten çok pişmanım” dedi, her zamanki masum bakışlarını takınıp...
    Ayşe “…”
    Ömer “ee ne diyorsun geri dönecek misin?”
    Sevim ve recep geldi o esna da;
    Sevim “aaa dönecek tabi, böyle ufak tefek konulardan yuva yıkılır mıymış hiç?” dedi, gözleri ayşedeydi, ayşe hiç sesini çıkarmıyordu “…”
    Recep “sevim biz karışmayalım, belli ki ayşenin bir bildiği var”
    Sevim “öyle deme recep ben ayşeyi çok iyi tanırım… Dönecek belli, hem ömer gerçekten kötü bir şey yapmış olsaydı benim bildiğim ayşe onu alnının çatından vururdu”
    Recep “aaah sevim aşk bu aşk… Bir bilsen o şerefsizin ayşeye neler ettiğini, yine böyle mi konuşurdun acaba” diye iç geçirdi…
    Ömer “dimi ya annecim… Hadi Ayşecim kırma bizi de evimize gidelim hemen”
    Sevim gülerek “aaaa oğlum ne acelen var bu gece kalın burada en azından ayşe de biraz düşünmüş olsun… Dimi annem” dedi, ayşeye dönüp…
    Ayşe “hı hı” diyerek onayladı, hala sesi çıkmıyor, gözleri kimseninkilerle çakışmıyordu…
    Ömer “gitseydik biz”
    Recep sıktığı dişleri arasından “ömeeer”
    Ayşe “tamam recep amca haklılar, gidelim biz”
    Ömer “evet gidelim, gidelim” dedi, avuçlarını ovuştururken…
    Ayşe “tamam, gidelim” dedi, ömerin gözlerine garip bir boşlukla bakarken… Bavulunu toplayıp getirdi “al şunu KOCACIM” dedi, bavulu eline tersçe vererek…
    Sevim bu kocacım lafı üstüne “gördün mü bak recep bey, gençlikte olur böyle şeyler”
    Recep “yaa ne demezsin” dedi, ömere sert bakışları üzerine…
    Ömer “ee ben taksi çevireyim” dedi, bu bakışın üstüne kaçmak için…
    Recep, ömerin ardından “ömer… Bir daha ayşeyi sakın üzeyim deme, bizim kızımız sahipsiz değil”
    Ömer “hiç üzer miyim recep amcacım” dedi, abartarak “ee ben taksi çevirecektim” dedi ve aşağı inip izzeti çağırdı ve bavulu yükledi…
    Hala kapıda bekleyen Tarık “demek ellerlin boş dönüyorsun ömer efendi” dedi, yanına gitti “hayırdır, bakıyorum da seninde ellerin boş kalmış”
    Ömer “yaa sen hala burada mısın? Ben sana karımın etrafından uzak dur demedim mi?”
    Tarık “o senin karın değil ömer”
    Ömer “sen öyle san taaarik” dedi, gözleri kapıya yöneldi… Ayşe ailesiyle vedalaşmış geliyordu…
    Artık şaşkınca “ayşe bunu sakın yapma… O sana hep acı verdi, neden ona dönüyorsun”
    Ömer “sana ne, karı koca arasına girilmez hem… Hadi canım hadi canım Allah versin” dedi, elinin tersiyle git git işareti yaparken…
    Ayşe “böyle olmak zorunda Tarık... Lütfen anla beni”
    Ömer “hadi HAYATIM, EVİMİZE gidelim” dedi, tarıkın gözlerinin içine bakarak ve ayşeyi bindirdi arabaya…

    İzzet “abi şimdi anlaşıldı bütün gün neden öyle mecnun gibi gezdiğin, demek yenge terk etmiş”
    Ayşe şaşkınca “ne yani sen o yemeğe gitmedin mi?”
    Ömer “hayır” dedi, hayatında ilk defa bu kadar ciddi bir cevap vermişti, kaşı gözü oynamadan “ayşe bu sefer inan bana ne olursun, bak bu sefer kesin anlatacağım bizimkilere”
    Ayşe “sana inanmak istiyorum ömer ama yapamıyorum sana bir türlü güvenemiyorum… Artık dayanamıyorum bu işkence bitsin ne olur”
    Ömer “tamam güzelim bak sana söz veriyorum, şimdi gider gitmez annemlerle konuşup anlatacağım her şeyi” dedi, elini ayşenin omzuna atıp kendine doğru çekti, alnına minik bir öpücük bıraktı…

    Saadet elince kırbacıyla (onu ancak kırbaç paklardı) kapıda ömeri bekliyordu “onu elime bir geçireyim beni jet sosyeteye rezil etmek neymiş soracağım ona… Etlerini lime lime edeceğim… Parçalayacağım onu… Benim güzel gelinimi ağlatmak ne demekmiş göstereceğim…”
    Kemal “yahu ne çabuk benimsedin de gelinin oldu, belli ki istemiyor çocuk”
    Saadet “sen karışma kemal, ben bu evlilik olacak dedimse olacak”
    Kemal “aman iyi karışmıyorum ama şuradan kenardan izleyim pek eğlenceli olacak gibi geliyor”

    Ömer ayşeyi arabadan indirip elini tuttu ve eve doğru çekmeye başladı, kararlıydı bu sefer anlatacaktı ve ne olacaksa olacaktı…
    Ayşe şaşkınca “ömer emin misin?” dedi, elini göstererek...
    Ömer “tabi kızım sen kocanı iyice korkak belledin galiba”
    Ayşe gülümseyerek “hadi bakalım” dedi, inanmak istiyordu yüreği…

    Bahçeden içeri adımlarını atar atmaz bu şekilde saadetin çığlıklarıyla karşılaştılar…
    “saadet “öömeeeeeeeeeeeeeeeeeeeerrrr… Geldin demek sonunda geldin... Seni çiğ çiğ yiyeceğim gel buraya”
    Ömer “eyvaaaah ayşe annemi unuttuk, bu gece ben yemeğe gitmeyince delirmiştir haliyle… Kaç ayşe kaç… Canını kurtar, ben kendimi feda ediyorum” demeye kalmadan saadet dikildi karşılarına...
    Saadet “sen nerde----“ derken ömerle ayşenin ellerini fark etti “aaa… Bu da ne demek oluryor demek bu yüzden gelmedin öyle mi?” dedi, ellerini ayırıp ömerin kafasına bir tane vurdu..
    Ömer “yaa annecim bir dur, dur da dinle, neden hemen darp ediyorsun… Önce sor bir niye gelmedin diye”
    Saadet “yahu ne soracağım her şey göz önünde, resmen bu haspa için benim güzel gelinimi üzdün, ağlattın”
    Ayşe “neee?”
    Kemal “hakikaten neeee? Nesi haspa mis gibi kız, takdir ettim bu oğluşun hayatında ilk defa kedi olalı bir fare yakalamış”
    Nefise “ayşee..ayşem gelmiş” dedi, arkadan sevinerek…
    Saadet “aaaa… Sen sus kemal” dedi, ömere dönüp bir tane daha vurdu kafasına “çabuk bırak o kızı, çabuk dedim”
    Ömer “yahu anne bir dur da dinle”
    Saadet “dinliyorum, anlat bakalım”
    Ömer “şimdi annecim ayşeyle biz böyleyiz çünküüüüü… Şimdi ben yemeğe gelemedim çünkü ayşe kardeşim aradı beni, ömer ağabeycim dedi senin yardımına ihtiyacım var dedi, bu taaaarik beni zorla götürmek istedi dedi, bende koştum gittim ayşe kardeşime yardım etmek için” dedi, can havliyle…
    Ayşe şaşkın yine “ömer” dedi, sesindeki hayal kırıklığını anlamamak imkânsızdı “hiç adam olmayacaksın değil mi?”
    Kemal “tüh bee gördün mü senin bu salak oğlun o yakaladı sandığımız fareyi yakalayamamış... Zaten bende şaşırmıştım bu dünya güzeli bu salakta ne buldu diye”
    Ömer “aşk olsun baba”
    Ayşe “izninizle ben gidiyorum” dedi, tam arkasına dönecekken “annemede gidemem, allahım sokakta kaldım… Oh olsun sana müstahaksın kızım sen, aklın başına gelmiştir umarım sonunda”
    Ömer “ayşe dur” dedi, sessizce “ayşe yalan söylemeseydim annem senide beni de öldürürdü bu sinirle sabret ben anlatacağım yine”
    Ayşe “yeter artık ömer yalanlarını duymak istemiyorum”
    Nefise tuttu ayşenin elinden “gel kızım, ben seni odana götüreyim” dedi, ömere “yazıklar olsun” bakışıyla…

    Ömer saadetin elinden kurtulmanın bir yolunu bulmuştu her zaman ki gibi… Tabi şimdilik… Herkes yattıktan sonra ayşenin odasına daldı, yatağın kenarına gidip “ayşe” diye fısıldadı...
    Ayşe sinirle “senin burada ne işin var” derken, ömer ağzını kapadı…
    Ömer “ayşe bak sabah gidersin falan, önce konuşalım olur mu?”
    Ayşe “mmmmmmmmmm” dedi, gözleriyle ömerin ağzındaki elini işaret ederek..
    Ömer “haa pardon bağırırsın diye şeetmiştimde”
    Ayşe “defol git buradan”
    Nefise yandı “hayırdır… aaa ömer… ne işin var senin burada... Çık çabuk, kızı ne kadar üzdüğünü görmüyor musun?”
    Ömer “ama nefise anne”
    Nefise “çık dedim ömer, kız zaten çok zor bir gece geçirdi, sabah konuş ne konuşacaksan da”
    Ömer “peki nefise anne” dedi boynunu büküp sonra ayşeye dönüp “sakın gitme tamam mı?” dedi, çocuklar gibi, ayşenin yanağına ani bir öpücük kondurup kaçtı oradan…
    Konu eledrhim tarafından (03-09-07 Saat 14:15:32 ) değiştirilmiştir.

  3. #8
    Durum:
    Çevrimdışı
    SagoLeRa! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    13.04.2006
    Yer
    geriverneşemi.
    Mesajlar
    2,619
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 56

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart hayatta senaryo yazaman replik yazıyım bende

    Ömerle tarık birbirlerini havuzda dövmeye çalışıyor...

    Ömer-Bırak o kızın peşini, gel buraya.. gel gel
    (bu arada ayşe gelir)
    Ayşe-Durun hey napıyosunuz siz saçmalamayın
    Ömer-Duramayız
    Tarık-Duramayız meltem. bu mesleyi burda çözmemmiz lazım
    Ömer-Gel der tarığa. sen eve git yemeğe yetişirim ben merak etme sen bu tarık avukut bozuntusunu geberticem
    Ayşe-Noluyo ya ne demek sen eve git pardon ama siz niçin kavga ediyosunuz
    Tarık- Senin için kaybeden aradan çekilecek
    Ömer- Sen çekileceksin sen
    Tarık- Sen
    Ayşe-Kazanan napıcak peki sahibim mi olucak siz ne sanıyosun kendinizi ya kazanılacak kaybedililecek bişiymiyim ben
    Tarık-Tamam o zaman söyle ikimizden birini seç ve diğeri bir centilmen gibi aradan çekilsin
    Ömer-Beni seçicek
    Tarık- Beni
    Ayşe-Ne seni ne de onu seçiyorum ne haliniz varsa görün
    Tarık-Hani sana aşıktı artist.
    Ömer-Aşık tabi oğlum aşık deli gibi hemde
    Tarık-Hıı..
    Ömer-Benim için neler yaptı bilmiyosun sen(ayşeye dönerek) ayşee, ayşee hadi söylesene buna karım olduğunu söyle hadi hadi karım olduğunu söyle karımsın işte karım..
    Ayşe-Evet ömerin karısıym
    Ömer-Karım der ayşe ordan ayrılır karım tarığa tokat atar tarık suda
    devamı gelecekk...

  4. #9
    Durum:
    Çevrimdışı
    horcruxharry - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    31.07.2007
    Yer
    Hogwarts
    Mesajlar
    335
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Ayşenin saçı sinemadayken kıvırcıktı. Ama sonra birden düzleşti.

  5. #10
    Durum:
    Çevrimdışı
    sewimli_cadı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    27.07.2007
    Yer
    Muğla
    Mesajlar
    3
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    kemal bey omerin arabasına el koyduğu gün ayseye::: sen bu arabayı kulanabilirmisin ayse dedi aslında meltem demesi gerkirdi oda ewet kulanırım kemal amca hatta ucururum bile dedi

Sayfa 2/18 İlkİlk 12345612 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Uçurum Replik/Senaryo/Mantık Hataları
    By mause in forum Uçurum
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 23-04-13, 12:13:38
  2. Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 08-02-13, 18:34:27
  3. İffet - Replik/Senaryo/Mantık Hataları
    By Ayşegül in forum İffet
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 25-06-12, 13:55:03
  4. Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 14-02-09, 01:49:24
  5. Cevaplar: 69
    Son Mesaj: 05-01-08, 20:24:07

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
bahis forum
casino siteleri
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
vdcasino
Mobil Ödeme bahis
taraftarium24
deneme bonusu
ilbet giriş
maltcasino giriş
bursa escort
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
kıl çadır
temizlik şirketleri

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.